Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) Akedaş, Dicle, Fırat ve Toroslar elektrik dağıtım şirketleriyle bu bölgelerdeki görevli tedarik şirketlerinin avans ödeme bildirimlerindeki bedelleri fatura son ödeme tarihine kadar ertelemesidir. Kağıt üzerinde bakınca "birkaç fatura biraz gecikecek" gibi duran, hatta kulağa müşteri lehine bir düzenleme gibi gelen bir karar; ama işin aslı, bu dört bölgenin aynı anda seçilmiş olmasında saklı.
Bu şirketlerin ortak noktası coğrafya: Güneydoğu ve Akdeniz'in dağınık, kayıp-kaçak oranı yüksek, tahsilatı zor bölgeleri. Avans sistemi zaten bu şirketlerin nakit akışını döndürebilmek için kurulmuş bir mekanizma; yani devlet eliyle verilen bir tür köprü finansman. Şimdi bu köprünün bir ayağı bir fatura dönemi boyunca askıya alınıyor. Bunun anlamı şu: ya bu şirketlerin kısa vadeli likiditesi sıkıştı, ya da tahsil edilemeyen alacaklar bilançoda taşınamaz hale geldi. Erteleme, sorunu çözmüyor; sadece faturayı ileri bir tarihe, yani bir sonraki dönemin kendisine yazıyor.
Bana kalırsa burada asıl mesele enerji piyasasının serbestleşme hikâyesinin nerede tıkandığı. Dağıtım ve tedarik şirketleri özelleşti, ama tarife ve tahsilat rejimi hâlâ siyasi bir denge üzerine kurulu. Fiyat artışı yapamıyorsun, kaçağı tam kapatamıyorsun, sonunda avansı erteliyorsun. Bu erteleme kararları bir-iki kez alışkanlık haline gelirse, önümüzdeki dönemde "avans" kavramı iyice bulanıklaşır ve piyasa bunu kalıcı bir sübvansiyon beklentisi olarak fiyatlar. O noktada ne tüketici ne de yatırımcı kazanır; sadece belirsizlik büyür.