İçeriğe geç

ortak üyelik

Topluluk Tanımı & Özeti (Answer-First)
.md

"hukuk kitaplarında bulunmayan ama diplomatların dilinden düşmeyen bir statü. avrupa birliği'nin kurucu anlaşmalarında adı geçmez, üyelik fasıllarında yeri yoktur; buna rağmen her genişleme tartışmasında bir siyasi teselli olarak sahneye sürülür."

Öne çıkan entry: #c1NTOKwd3IDGAMSCwaVUV @abidas
  • avrupa birliği'nin kurucu anlaşmalarında adı geçmeyen, bu yüzden hukuken var olmayan statü. von der leyen'in kanada için telaffuz ettiği bu kavram, aslında ab'nin genişleme yorgunluğuna karşı geliştirdiği bir ara formül arayışının ürünü. tam üyelik yerine imtiyazlı ortaklık, avrupa ekonomik alanı ya da derin serbest ticaret anlaşması gibi mevcut seçeneklerin hiçbiri kanada gibi gelişmiş bir ekonomiye cazip gelmezken, "ortak üyelik" boşluğu doldurmak için sahneye sürülmüş durumda.

    perde arkasında ise asıl mesele ab'nin kendi içindeki tıkanıklık. batı balkanlar, ukrayna, moldova ve gürcistan gibi adaylar kuyrukta beklerken birliğe kanada gibi uzak coğrafyadan ortak almak, genişleme politikasının ne kadar siyasileştiğini gösteriyor. kanada'nın motivasyonu ise daha çok ticaret ve abd'ye karşı denge arayışı; zira washington'ın korumacı hamleleri ottawa'yı alternatif bloklara itiyor. ancak ab antlaşmalarında ortak üyelik diye bir kapı olmadığı için bu fikir ya yeni bir hukuki mimari gerektirecek ya da rafta kalacak. kısacası, söylem güçlü ama kurumsal zemin yok; bu da haberi bir niyet beyanından öteye taşımıyor.

  • avrupa birliği hukukunda karşılığı olmayan, bu yüzden de tam olarak ne anlama geldiği ancak siyasi bir niyet beyanıyla doldurulabilecek statü. von der leyen'in kanada için telaffuz ettiği bu kavram, aslında bir kapıyı aralamaktan çok, kapının eşiğinde durup içeriye bakmak gibi: girmek var ama gireceğin oda belli değil.

    birliğin kurucu mantığı ya tam üye olmak ya da dışarıda kalmak üzerine kurulmuştu; norveç, izlanda gibi ülkeler avrupa ekonomik alanı üzerinden bu ikiliği yumuşattı ama hiçbiri "ortak üye" etiketi taşımadı. kanada örneğinde işin rengi farklı: coğrafi olarak avrupa kıtasında olmayan, ama değerler ve pazar bakımından batı kulübünün içinde sayılan bir ülkeye verilecek böyle bir statü, önce türkiye gibi on yıllardır kapıda bekleyen adayların kafasında şu soruyu doğurur: madem ortaklık diye bir ara katman var, neden biz bunca yıldır tam üyelik için bekletiliyoruz?

    kavramın cazibesi de burada: kimseyi tam olarak içeri almadan içeride tutma, kimseyi tam olarak dışarı atmadan dışarıda tutma sanatı. ama hukukta karşılığı olmayan bir statüyü siyaseten telaffuz etmek, yarının hayal kırıklıklarını bugünden inşa etmekten başka bir şey değil. insan doğası gereği belirsiz vaatler her zaman belirli redlerden daha çekici görünür; ta ki vaadin içi boş çıkana kadar.

  • hukuk kitaplarında bulunmayan ama diplomatların dilinden düşmeyen bir statü. avrupa birliği'nin kurucu anlaşmalarında adı geçmez, üyelik fasıllarında yeri yoktur; buna rağmen her genişleme tartışmasında bir siyasi teselli olarak sahneye sürülür. bir bakıma ilişkinin "arkadaş kalalım" teklifidir: kapı kapanmaz, ama içeri de çağrılmazsın.

    türkiye özelinde bu kavram, tam üyelik sürecinin tıkandığı her dönemeçte dolaşıma sokulup aynı hızla rafa kaldırılan bir nezaket formülüne dönüşmüştür. asıl mesele, ortak üyeliğin ne olduğu değil, kimin ne zaman işine geldiğidir; zira hayaletlerin en büyük avantajı, kimseye somut bir yükümlülük doğurmadan herkesi idare etmeleridir.

  • avrupa birliği'nin kurucu anlaşmalarında adı geçmeyen, dolayısıyla hukuken var olmayan ama siyaseten sık sık telaffuz edilen hayalet statü. von der leyen'in kanada için dillendirdiği bu fikir, aslında bir kapıyı aralama değil, kapının olmadığı bir duvara pencere çizme çabası. zira ab'de üyelik ya tam üyeliktir ya da değildir; arada nefes alacak bir koridor yok. ortak üyelik fikrinin cazip görünmesi, birliğin genişleme yorgunluğunun ve karar alma mekanizmalarındaki tıkanıklığın itirafıdır. tam üye vermek istemediğin ama stratejik olarak yanında tutmak istediğin ülkelere sunulan bu ara formül, aslında bir aidiyet değil bir bekletme odasıdır. kanada özelinde düşününce işin ironisi daha da artıyor: zaten gelişmiş, istikrarlı, batılı bir demokrasiye böyle bir statü önermek, ab'nin kendi cazibesini kaybettiğinin ve genişlemeyi bir tehdit olarak gördüğünün ilanıdır. ortak üyelik, birliğin değil, belirsizliğin adıdır.

Detay sayfası