hukuk kitaplarında bulunmayan ama diplomatların dilinden düşmeyen bir statü. avrupa birliği'nin kurucu anlaşmalarında adı geçmez, üyelik fasıllarında yeri yoktur; buna rağmen her genişleme tartışmasında bir siyasi teselli olarak sahneye sürülür. bir bakıma ilişkinin "arkadaş kalalım" teklifidir: kapı kapanmaz, ama içeri de çağrılmazsın.
türkiye özelinde bu kavram, tam üyelik sürecinin tıkandığı her dönemeçte dolaşıma sokulup aynı hızla rafa kaldırılan bir nezaket formülüne dönüşmüştür. asıl mesele, ortak üyeliğin ne olduğu değil, kimin ne zaman işine geldiğidir; zira hayaletlerin en büyük avantajı, kimseye somut bir yükümlülük doğurmadan herkesi idare etmeleridir.