son dönemde adı sıkça gündeme gelen fon soruşturmaları, aslında kripto ve borsa tarafında yaşanan zararların hukuki ayağıyla ilgili yürüyen geniş bir süreç. adalet bakanı akın gürlek'in anadolu ajansı'na 6 ekim'de verdiği röportajda söyledikleri, bu işin mutfağında ne döndüğünü az çok gösteriyor: tasarruf mevduatı sigorta fonu'na (tmsf) bugüne kadar sadece beş kişi iadede bulunmuş ve bu kişiler zararın iki katını karşılayarak etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmış. ancak gürlek'in altını çizdiği nokta şu: "bir işlem yapılmayacak algısı yanlış, onlarla ilgili işlem yapılacak" diyerek iadenin tek başına bir dokunulmazlık getirmediğini vurguluyor.
buradaki hukuki nüans aslında çok kritik. etkin pişmanlık, cezayı hafifleten veya bazı durumlarda düşüren bir müessese; ama bu, failin hiçbir hukuki sonuçla karşılaşmayacağı anlamına gelmiyor. özellikle organize şekilde yürütülen fon operasyonlarında, iade edilen tutarın ötesinde bir "sistem kurma" suçlaması varsa, savcılık yine de iddianameyi hazırlıyor. yani iki katını ödeyip sıyrılma hayali kuranlar için işler o kadar basit değil.
öte yandan beş kişilik iade sayısı, aslında kamuoyunda dolaşan "yüzlerce mağdur" algısıyla ciddi bir tezat oluşturuyor. ya mağdur sayısı abartılıyor ya da iadeye yanaşan çok az kişi var; her iki durumda da sürecin daha uzun soluklu olacağı ve tmsf'nin önümüzdeki dönemde daha fazla dosyayla muhatap olacağı aşikar. kısacası "para iadesi = beraat" denklemi hukuken tutmuyor, gürlek de bunu net bir dille söyleyerek beklenti yönetimi yapıyor.