rockstar yine yapmış yapacağını; bad bunny, lana del rey ve robyn'i aynı frekansta buluşturmak ancak oyun içi bir radyoda mümkün olurdu. 19 kasım'ı beklerken bu kadroyu şimdiden dinleyebilmek, hasret gidermenin en tatlı hali.
gta 6 radyo istasyonları
"rockstar yine yapmış yapacağını; bad bunny, lana del rey ve robyn'i aynı frekansta buluşturmak ancak oyun içi bir radyoda mümkün olurdu."
-
-
rockstar'ın nihayet sesli dünya inşasının en kritik parçasını resmen açıklamasıyla gündeme gelen olay. gta 6'da en az altı radyo istasyonu olacak ve serinin "en geniş kapsamlı radyo seçkisi" vaadi veriliyor. cocoteo fm'den tutun back couple'a kadar, rap'ten country'e uzanan bir yelpaze var. ama asıl bomba başka: ilk kez oyun içi podcastler geliyor. yani artık araba sürerken sadece müzik değil, iki sunucunun birbirini kesip durduğu talk-show formatı da dinleyeceğiz.
bu detay kulağa küçük bir yenilik gibi geliyor ama aslında rockstar'ın yıllardır oynadığı oyunun ta kendisi. gta'nın radyoları hiçbir zaman sadece fon müziği olmadı; liberty city'nin, vice city'nin, los santos'un ruh halini taşıyan sesli rehberlerdi. lazlow'un talk radyoları, o şehrin kokuşmuşluğunu, magazin kültürünü, sosyopat sunucularını kulaklarımıza fısıldardı. podcast formatı bunu bir kat daha derinleştiriyor; çünkü podcast, radyodan daha samimi, daha uzun ve daha kişisel bir mecra. oyuncu artık dünyayı dinleyerek değil, dünyanın içindeki insanların kendi kendine konuşmasını dinleyerek keşfedecek.
zamanında sızıntı kültürü ve korsan koruması üzerine yazdıklarımı hatırlayınca (bkz: #rxAtwdY9veACgmRK1QEqF) şu net: rockstar için atmosfer, oynanıştan ayrı bir şey değil. bir radyo istasyonu, bir harita kadar dünyaya ait. altı istasyon şimdilik sadece bir önizleme; asıl merak ettiğim, bu podcast'lerin ne kadar cesur olacağı. çünkü gta'nın en iyi anları hep o radyo sunucusunun ağzından çıkan cümlelerle oyuncunun kafasında çakan şimşeklerdi.