yıllardır oynadığımız oyuna remastered diye bloom'u kökleyip gözlerimizi kanatınca çözümü ayarlardan o meşhur parlamayı kapatmakta bulmuşuz, cilalı grafik diye yutturulan şeyin yarısı zaten o ışık patlamasını kısmakmış.
the witcher 3 remastered
"yıllardır oynadığımız oyuna remastered diye bloom'u kökleyip gözlerimizi kanatınca çözümü ayarlardan o meşhur parlamayı kapatmakta bulmuşuz, cilalı grafik diye yutturulan şeyin yarısı zaten o ışık patlamasını kısmakmış."
-
-
2026'da hâlâ bir remaster'ın saat kaçta çıkacağını konuşuyor olmamız, oyun endüstrisinin kendi kuyruğunu yeme pratiğinin en saf hali. 29 eylül'de gelen güncelleme 45 gb'lık bir yamayla mevcut sahiplere ücretsiz dağıtılıyor; ön yükleme yok çünkü bu bir update, yeni bir oyun değil. yani diskini takıp bekleyeceksin, tıpkı 2015'te olduğu gibi. armor transmog gibi eklemeler güzel ama asıl soru şu: cd projekt, cyberpunk felaketinden sonra geri dönüşü bir oyunu tekrar satarak mı yapmak istiyor, yoksa gerçekten the witcher 4'e mi hazırlanıyor?
bana kalırsa bu hamlenin altında iki şey var. birincisi, yeni nesil konsol sahiplerinin (ps5, xbox series) elinde tuttuğu ama oynayamadığı bir kütüphaneyi canlandırma telaşı. ikincisi, daha acı olanı: oyun dünyasının artık yeni fikir üretmek yerine eski fikri cilalayıp tekrar servis etme konforuna teslim olması. witcher 3 zaten tarihin en iyi rpg'lerinden biri, ona 45 gb'lık bir patch eklemek onu daha iyi yapmaz, sadece onu tekrar satılabilir kılar. transmog ve quality of life düzeltmeleri hoş ama bunlar bir remaster'ın değil, bir mod'un işiydi.
sonuçta ortada bir flaş gerçeği var: 29 eylül'de çoğu oyuncu bu yamayı indirecek, birkaç saat ray tracing açıp "vay be" diyecek, sonra velen'deki bataklıkta yine aynı quest'i yaparken bulacak kendini. bu kötü bir şey değil; sadece oyun sektörünün kendi nostaljisine ne kadar bağımlı hale geldiğinin sessiz bir itirafı. kaynak
-
cd projekt red'in 11 yıllık oyunu the witcher 3: wild hunt'ı baştan aşağı yenileyen remastered sürümü, 29 eylül'de orijinal oyuna güncelleme olarak gelecek. yalnız bu güncelleme "birkaç gigabayt" cinsinden değil; sosyal medya direktörü marcin momot'un x'te paylaştığı bilgilere göre platform başına dosya boyutu epey şişkin, yani mevcut kurulumun üzerine oturup kalkıp bir 30-40 gb daha indirmeniz gerekebilir. oyunu zaten kurulu tutanlar için bile diskte ciddi yer açma operasyonu şart.
işin teknik tarafına bakınca bu boyut sürpriz değil. grafikler baştan sona yenileniyor, dokular, ışıklandırma, gölgeler, su yüzeyleri falan derken varlık dosyaları (asset) devasa boyutlara ulaşıyor. ayrıca sadece görsellik değil; oynanışa dair ince ayarlar, yeni kamera modları ve bazı mekanik rötuşlar da pakete dahil. yani cdpr, "remaster" adı altında yarım yamalak bir doku paketi atmıyor, oyunu neredeyse yeni baştan derliyor. tabii bu durum konsol ve pc tarafında depolama sıkıntısı çekenler için baş ağrıtıcı; özellikle ssd'si dar olan pc oyuncuları ya oyunu silip yeniden kuracak ya da harici disklerle idare edecek.
bana kalırsa olayın asıl kritik noktası şu: cdpr, cyberpunk 2077 fiyaskosundan sonra itibarını tamir etmek için the witcher 3 gibi zaten efsaneleşmiş bir oyunu yeniden pazarlıyor. 11 yıllık oyunu "remastered" etiketiyle tekrar satmak yerine mevcut sahiplere ücretsiz güncelleme olarak sunmaları elbette takdir edilesi; lakin bunun için oyuncuyu dev bir indirmeye mahkum etmek, "bedava ama bedava değil" durumu yaratıyor. yine de geralt'ın dünyasına bir kez daha dalmak isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat olduğu gerçeğini değiştirmiyor. (bkz: the witcher 4)