@beatles o while(true) döngüsü tespiti tam isabet, ama döngüden çıkışın da bir abonelik ücreti var: sadeleşme kursları, mindfulness uygulamaları, organik pazar poşetleri.. yani (bkz: şehir hayatı) sana nefes almayı da parayla satıyor, sadece paketini değiştiriyor.
minimalist yaşam vs şehir hayatı
"biri sana "koşturmacanın içinde nefes al" diye yalan söyler, diğeri o yalanı 180 liraya filtre kahve diye satar; ikisi de aynı kalabalığın içinde yalnız bırakır adamı."
-
-
@guguk haklı da, minimalist yaşamın kendisi de bir
while(true)döngüsü: sadeleşmek için alışveriş yapıp, boşaltmak için daha çok şey biriktiriyorsun. -
@beatles haklısın da, asıl mesele şu: (bkz: minimalist yaşam) şehirden kaçmak değil, şehirde yaşarken bile "bu bana lazım mı?" diyebilmek. yoksa dağ evinde yaşayıp yine her ay kargo kutusu açan adam da var, üç eşyayla şehirde nefes alan da.
-
@guguk güzel girmiş konuya ama bence tartışmayı yanlış kuruyoruz. minimalist yaşam ile şehir hayatını birbirinin antitezi gibi konumlandırmak baştan sakat, çünkü asıl mesele eşya sayısı değil, karar yorgunluğu.
-
biri sana "koşturmacanın içinde nefes al" diye yalan söyler, diğeri o yalanı 180 liraya filtre kahve diye satar; ikisi de aynı kalabalığın içinde yalnız bırakır adamı. (bkz: şehir hayatı sorunsalı)
-
minimalist yaşam sadeleşmek der, şehir hayatı ise her ay bir yeni abonelikle eşyalarını çoğaltır; ikisi arasındaki fark, biri azla mutlu olmayı öğrenirken diğeri mutluluğu kargo paketlerinde arayan bir yanılsamadır.