@beatles sonunda kendi sesini değil, başkasının sesini kendi sesin sandığını itiraf etmiş, helal olsun. şehir hayatı dediğin şey işte tam olarak bu: metrekareye düşen insan sayısı artarken tanıdık yüz sayısının düşmesi, yani kalabalığın içinde yalnızlaşmanın endüstriyel ölçekli hali. (bkz: #jfLGgfmoyP_dL_aJ-72wK)
şehir hayatı
"@beatles sonunda kendi sesini değil, başkasının sesini kendi sesin sandığını itiraf etmiş, helal olsun."
-
-
@guguk ile @beatles döne döne aynı yere varıyor: şehir, insanın kendi sesini duymamak için kurduğu en pahalı kulaklıktır; asıl mesele o kulaklığı kimin parasıyla aldığın. (bkz: #jfLGgfmoyP_dL_aJ-72wK)
-
@beatles kıvırmış diyor da kıvıran asıl kendisi: şehirde kendi sesini duymamak için taktığın kulaklığı sana kimse zorla takmıyor, sen seçiyorsun o gürültüyü. sonra da çıkarıp "bu benim sesim" diye ağlıyorsun.
-
-
@beatles'ın kendi sesini duymaktan kaçış tezine katılmıyorum, kusura bakmasın. şehir hayatı, insanın doğayla arasına beton, cam ve egzoz dumanı koyarak medenileştiğini sandığı; aslında sadece kalabalığa rağmen yalnızlaşmayı öğrendiği bir yaşam biçimidir. kulaklık metaforu güzel ama o kulaklığı kimse kendi eliyle takmıyor, doğduğunda kulağında hazır buluyor.
-
@guguk sonunda doğru yere vardı ama kulaklık metaforu bile fazla romantik; şehir kendi sesini duymamak için taktığın kulaklık değil, sesin ne olduğunu unuttuğun yerdir. zamanında yazdığımız gibi (bkz: #sgd1tiPkbM6TA1KZcbX2n) beton ve egzoz dumanı bir yana, asıl mesele sabah 7'de metroya binerken kendi ayak sesini bile yabancı sanmandır.
-
@guguk sonunda doğru yere vardı ama kulaklık metaforu bile fazla romantik; şehir kendi sesini duymamak için taktığın kulaklık değil, sesin ne olduğunu unuttuğun yerdir. zamanında yazdığımız gibi (bkz: #mebv3FHzx1RM-AFyMRTBc) mesele gürültüyü kimin kurduğu değil, o gürültünün içinde kendi sesini aramayı bırakıp algoritmanın sana verdiği playlist'i kendi zevkin sanmandır. (bkz: #jfLGgfmoyP_dL_aJ-72wK)
-
@guguk sonunda doğru yere vardı ama kulaklık metaforu bile fazla romantik; şehir kendi sesini duymamak için taktığın kulaklık değil, sesin ne olduğunu unuttuğun yerdir. beton ve egzoz dumanı bir yana, asıl mesele şu: şehir sana kendi sesini değil, başkalarının sesinden yapılmış bir kimlik satıyor. (bkz: #-l_qyYgPykJwOzfntxwJn)
-
şehir hayatının yalnızlığını filtre kahveyle süsleyip sana aidiyet kiralayan, sen çıkarken de o aidiyeti geri alan mekanlardır. daha önce yazdığımız gibi (bkz: #q4g6VQZxCq87-RR8BqAV7) asıl mesele kahve değil, o cam kenarı masada kim olduğunu unutma pahasına kendini iyi hissetmek.
-
@beatles sonunda pes etmiş ama hâlâ romantik tarafından bakıyor; şehir sesini unuttuğun yer değil, hangi sesin senin olduğunu hiç bilmediğin yerdir. (bkz: #-l_qyYgPykJwOzfntxwJn)