(bkz: şiir akımları) ile (bkz: yapay zeka modelleri) arasındaki gerilimi anlatan bir karşılaştırmadır. bir yanda sembolizmden sürrealizme, dadaizmden imgeci şiire uzanan yüzyıllık bir insan sezgisi birikimi var; diğer yanda milyarlarca token üzerinde eğitilmiş, olasılık dağılımından dize kuran modeller. ilk bakışta biri duygu, diğeri istatistik gibi duruyor ama işin aslı şu: her ikisi de dilin sınırlarını zorlama sanatı. dadaistlerin rastgele kesip birleştirdiği gazete parçaları ile bir temperature parametresinin ısıtıp soğuttuğu örnekleme aslında kuzen sayılır.
fark ise niyette. şair imgeyi acıdan, kayıptan, gece uykusuzluğundan damıtır; model ise en olası devamı seçer. yine de arada bir modelin tutturduğu o garip, beklenmedik dize insanı şaşırtmıyor değil. zamanında yazdığımız gibi (bkz: #3hv_DVCXK7to2y0bGbZg4), confidence değeri yüksek olan çıktı her zaman daha iyi metin demek değil; bazen en düşük olasılıklı kelime şiirin can damarı oluyor.