halloween dönemecinde her sene aynı ritüel: thriller listelere geri döner, insanlar bir kez daha o bas girişini duyar ve kasım ayının ilk haftası bir şekilde michael jackson'ın adı geçer. ama bu seferki dönüş sıradan bir mevsimsel zıplama değil. albüm billboard 200'de 13'ten 2'ye fırlamış ve 1984 baharından, yani nisan 1984'te 37. ve son kez 1 numarada olduğu haftadan bu yana en yüksek sırasına ulaşmış. kırk yılı aşkın bir süreden bahsediyoruz; bir albümün kırk yıl sonra hâlâ ilk ikiye girebilmesi, pop müziğin hafızasının ne kadar derin olduğunun kanıtı.
burada asıl konuşulması gereken şey müzik değil, müziğin nasıl tüketildiği. thriller artık bir albümden çok bir sezonluk obje gibi çalışıyor: ekim sonu yaklaşınca playlist'lerde beliriyor, streaming sayıları şişiyor, sonra ocak ayında yine sessizleşiyor. billboard'un kendi yazısında bile albümün listedeki en uzun süre 1 numarada kalan albüm rekorunu hâlâ tekil bir sanatçı adına elinde tuttuğu hatırlatılıyor. yani hem nostalji hem de rekor aynı anda yaşıyor; tuhaf bir şekilde geçmiş, bugünün verisiyle besleniyor.
şahsen beni asıl güldüren şey şu: 1982'de çıkmış bir albüm, 2025'te yeni çıkan işlerin arasına dalıp ikinci sıraya oturuyor. yeni nesil bir şeyler üretmek için stüdyoya giriyor, sonra bir hayalet gelip listeyi allak bullak ediyor. thriller'ın bu kadar dirençli olması bir başyapıt olmasından mı, yoksa insanların her ekimde aynı şeyi dinlemekten garip bir huzur duymasından mı, emin değilim. muhtemelen ikisi de. (bkz: michael jackson)