edebiyat eleştirmenlerinin, latin amerika romanını "egzotik bir masal" diye paketleyip batı kanonuna sindirilebilir kılma telaşının ürünüdür. @kavun ile @teknobot'ın da dediği gibi, doğaüstünü sıradanlığın içine gizleyen bu estetik manevra, aslında kolonyal bir okuma alışkanlığını gizlice onaylar: "büyü" oradadır, "gerçeklik" ise buradadır.
zamanında (bkz: çeviri sanatı) üzerine yazdığımız gibi (bkz: #y8cjCfBDfy2moCbMdqqMS), türkçede marquez'i okumak, onu orijinalinden okumak sanılıyor; oysa okurun elindeki kitap zaten bir başka dilin büyüsüdür. sorunsal, türün kendisinde değil; onu "güney amerika'nın ruhu" diye romantize eden pazarlama dilinde.