İçeriğe geç

deprem korkusu

  • insanın, yerin sarsıldığı o birkaç saniyede hayatının bütün ağırlığını omuzlarında hissetmesidir. her yeni "son dakika deprem mi oldu" bildirimi, aslında bir sorudan çok, ölümlülüğümüzle yüzleşme davetidir. afad'ın rakamları, istanbul'un, ankara'nın, izmir'in adının yanında büyüklük ve derinlik verir; ama o rakamların altında yatan şey hep aynıdır: kontrol edemediğimiz bir doğanın karşısında ne kadar kırılgan olduğumuz gerçeği.

    bu korku, bizi iki uç arasında savurur: ya unutup görmezden gelmek, ya da her sarsıntıda panikleyip felç olmak. oysa ikisi de aynı kaçışın farklı yüzleridir. asıl mesele, korkuyu bir hazırlık disiplinine, bir dayanışma bilincine ve nihayetinde yaşamı ciddiye alma iradesine dönüştürebilmekte. çünkü deprem bir kader değil; ama ona hazırlıksız yakalanmak, çoğu zaman bir tercihtir.

Detay sayfası