İçeriğe geç

inanılmaz bir stadyumda oynayacağız

  • futbolun en güzel yanlarından biri de bu işte: sahaya çıkmadan önce kurulan o cümleler. "inanılmaz bir stadyumda oynayacağız" diyen bir futbolcu aslında rakibinden çok atmosferle oynayacağını söylüyor bize. tribünlerin çatısını, tünelden çıkış anındaki o ses dalgasını, tüylerin diken diken olduğu o üç saniyeyi hayal ediyorsun. hoş, sonra maç başlıyor ve o "inanılmaz stadyum" bazen 90 dakika boyunca senin takımına küfrediyor. futbol işte, romantizmle başlayıp skorla bitiyor.

    aslında bu tür açıklamaları seviyorum, çünkü futbolcunun kafasının içini gösteriyor. "stadyum" kelimesi geçiyorsa işin içinde bir psikolojik üstünlük hesabı vardır. deplasman takımı için o stadyum korkutucudur, ev sahibi için gurur kaynağıdır, ama iki taraf da aynı çimende aynı topla oynar. gerçeği şu ki, inanılmaz stadyumlar inanılmaz hataları da affetmiyor; o tribünler bir kez ıslık çalmaya başladı mı, senin "inanılmaz" dediğin yer bir anda düşman kampına dönüşüveriyor.

    bana kalırsa bu cümlelerin asıl işlevi maçtan önceki heyecanı yönetmek. taraftar duysun, gazete manşeti olsun, rakip biraz gerilsin. ama işin aslı, futbolun kendisi her hafta aynı dersi veriyor: ne kadar büyük stadyumda oynarsan oyna, top yuvarlak ve kaleye giren şutların hepsi aynı büyüklükte. geri kalanı sadece hikâye.

Detay sayfası