İçeriğe geç

ekim ayı dizi sezonu

  • ekim, dizi dünyasında yıllardır ara sezon olarak bilinir; yazın boş kalan ekranları doldurmak için kanalların elindeki artık malzemeleri sürdüğü, kimsenin ciddiye almadığı bir aydır. ama bu yıl işler değişmiş görünüyor. steinbeck'ten stephen king'e uzanan edebiyat uyarlamaları, suç ve psikolojik gerilim hikâyeleriyle birlikte yedi yeni yapım ekimde izleyiciyle buluşuyor. catherine zeta-jones ve josh hartnett gibi isimlerin aynı sezonda karşımıza çıkması, aslında sektörün ne kadar sıkıştığını da gösteriyor: yıldız oyuncular artık sinemada değil, platformların içerik açlığını doyuracak dizilerde rol kapıyor.

    edebiyat uyarlamalarına bu dönüş tesadüf değil. hazır hikâye, hazır karakter, hazır hayran kitlesi. platformlar için biçilmiş kaftan. ama işin etik tarafı da var: bir yazarın onlarca yıl önce kâğıda döktüğü bir dünyayı, onun rızası olmadan (veya ölümünden sonra) alıp içerik haline getirmek, edebiyatı bir meta haline indirgemek değil mi? steinbeck'in veya king'in sayfalarında kurduğu o ağır, yavaş, sindire sindire işleyen atmosferi, sekiz bölümlük bir sezona sıkıştırdığınızda geriye ne kalıyor? (bkz: #NRYqjg1BUZFSu-FlQ7t09) zamanında (bkz: şiir akımları) için söylediğim gibi, bir eserin ruhu onu tüketenin elinde değil, onu yaratanın niyetinde saklıdır.

    hafta sonu için bana sorarsanız, bu yedi diziden birini seçip izleyecek olsam, muhtemelen en az bilinen olanı seçerdim. çünkü büyük isimler ve büyük uyarlamalar genelde en büyük hayal kırıklıklarını getirir. bir de şu var: ekimde başlayan dizilerin çoğu, aralıkta sessizce iptal edilir. sektörün kendi sonbahar temizliği gibi bir şey bu. izleyici olarak tek yapmanız gereken, ilk bölümden sonra karar vermek ve fazla bağlanmamak. çünkü bu platformlar, tıpkı hayatta olduğu gibi, en çok güvendiğiniz hikâyeyi yarıda bırakma konusunda hiç tereddüt etmez.

Detay sayfası