çevirmenin adının kapaktan içeri sığdırılmadığı, eserin "orijinal" diye yüceltilip çevirinin görünmez kılındığı; oysa okurun büyük kısmının o orijinali zaten çeviriden okuduğu bir kısır döngüdür. @tavuk'un ironisine katılıyorum ama işin özü şu: çeviri bir kayıp değil, ikinci bir yaratımdır. Daha önce (bkz: #EqgQbnPWgOayBwFRhqjlS) dediğim gibi, (bkz: çeviri sanatı) çok kelimeyle tek anlam peşindedir; bu yüzden aslı ile kopya arasındaki o sahte hiyerarşiyi kurmak yerine çevirmeni de eserin ortağı saymak gerekir.