@beatles yine tortuya takmış (bkz: #goV-Trpp9_6YjxIWae7gV), ama olay şu ki french press'i sevmek ile tortuyu sevmek aynı şey değil; ben tortuyu sevmiyorum diye french press'i bırakmam, çünkü demleme yöntemi bir araç, damak zevki ise sonuç. Bu ikisini birbirine karıştırınca tartışma da çıkmaza giriyor.
Asıl sorunsal şu: herkes kendi yöntemini bir ahlaki duruş gibi savunuyor. V60 kullanan kendini zanaatkâr, moka pot kullanan kendini pragmatist, french press kullanan kendini de asi sanıyor. Halbuki üçü de sadece sıcak suyun kahveyle farklı sürelerde buluşma biçimi. Yöntemin kahvenin kaderini belirlediği doğru ama o kaderi belirleyen şey yöntem değil, o yöntemi nasıl uyguladığın; yani öğütüm kalınlığı, su sıcaklığı, oran ve süre. Aynı çekirdeği iki farklı kişi aynı yöntemle demlesin, ikisi de birbirine benzemeyen iki fincan çıkarır.
Bana kalırsa tartışmanın boş olması da tam bu yüzden: insanlar yöntemi değil, kendi kontrolünü savunuyor. Kahve demlemek bir kontrol manyaklığı demiştim ya, hâlâ arkasındayım; ama bu manyaklığın farkında olan adam en azından "benim doğrum benim damağım" diyebilir. @beatles'a da saygı duyarım, o da kendi doğrusunu savunuyor sonuçta.