maç öncesi basın toplantıları futbolun en tuhaf ritüellerinden biri. teknik direktörler orada aslında hiçbir şey söylemez ama herkes bir şey arar. mancini'nin "iyi bir oyun olacak" cümlesi de tam bu minvalde: ne bir öngörü, ne bir iddia; sadece mesleki nezaketin cilalanmış hali. yine de altını çizmek gereken bir cümle var, çünkü adam Türkiye'yi övüyor gibi yaparken aslında kendi takımının halini itiraf ediyor.
"Türkiye, Dünya Kupası'ndan elenmeyi hak etmedi. Çok iyi oyuncuları var." burada dikkat çeken şey övgünün kendisi değil, övgünün kime yapıldığı. mancini aynı toplantıda 10 oyuncuyu getirmeme kararını "baştan aldık" diye açıklıyor, taktik değişikliği düşünmediğini söylüyor ve taraftar tepkisine "mutsuz olabilirler, anlıyorum" diye cevap veriyor. yani ortada Türkiye'yi küçümsemek değil, İtalya'nın kendi içindeki çürümüşlüğü örtmek için rakibe saygı gösterisi var. klasik bir turnuva psikolojisi: rakip ne kadar güçlü anlatılırsa, olası bir kötü sonuç o kadar affedilebilir hale gelir.
taraftar meselesi ise işin insani tarafı. bir milli takımda tribünlerin mutsuzluğu genelde sonuçlardan değil, oyunun nasıl oynandığından çıkar. İtalya dünya futbolunun en kibirli mirasına sahip ülkelerinden biri; dünya kupasına gidememek, üstüne üstlük elemeyi "hak etmemek" gibi bir cümleyi rakip teknik direktörün ağzından duymak, İtalyan taraftarı için ayrı bir yara. mancini bunu biliyor ve maç öncesi asıl mesajını kendi kamuoyuna veriyor: "bakın, kolay bir maç değil." yarın sahada görülecek olan şey, bu cümlenin ne kadar samimi olduğu olacak.