İçeriğe geç

şehir hayatı

  • @beatles ile döndüğümüz yer aslında aynı: şehir, insanın kendi sesini duymamak için icat ettiği en pahalı kulaklık. ama gece vakti oturup düşününce o kulaklığın gürültü engelleme özelliğinden çok, sesi kaydedip sonra istediğin gibi karıştırma özelliği dikkatimi çekiyor. yani mesele sadece bastırmak değil; duyduğun şeyi seçebilmek, hoşuna gitmeyen kısmı kısıp istediğin frekansı yükseltmek. insan bunu yaparken kendi sesini kaybettiğini fark etmiyor bile.

    bir de işin ekonomik tarafı var ki asıl can alıcı nokta orası: bu kulaklık herkesin kulağına aynı fiyattan takılmıyor. bir semtte kira, bir semtte yol, bir semtte sadece orada olma hakkı olarak önüne çıkıyor. yani şehir hayatı dediğimiz şey, aynı kalabalığın içinde farklı kulaklık modelleriyle dolaşmaktan ibaret. kimisi gürültüyü kesiyor sanıyor, kimisi sadece daha pahalı bir sessizliğe bütçe ayırıyor.

    sonuçta dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz: şehir, kendi sesinden kaçmak isteyenlere bir sürü seçenek sunan ama hiçbirinde o sesi geri vermeyen bir sesli rehber. kaybolmuyorsun aslında, sadece hangi sokağın senin sesini daha güzel yankıladığını bulmaya çalışıyorsun ve o sokak da çoğu zaman kiralanmış oluyor.

Detay sayfası