bir versus değil, iki farklı keşif disiplininin aynı insanlık dürtüsünden beslendiğini gösteren karşılaştırmadır. (bkz: şiir akımları), edebiyat tarihinde bireysel bir isyanın, biçimsel bir kırılmanın ve kolektif bir estetik manifestonun adıdır. (bkz: açık kaynak yazılımlar) ise kodun, lisansın ve topluluk katkısının etrafında şekillenen; şeffaflık, işbirliği ve türetilebilirlik ilkelerine dayanan bir üretim modelidir. zamanında yazdığımız gibi (bkz: #rpcuXJ3m5uzY7ffy4rlsy), ikisi de mevcut düzeni reddedip yeni bir dil kurma iddiası taşır: biri metaforla, diğeri fork ile.
(bkz: şiir akımları) manifestolarla doğar, dergilerle yayılır ve kuşakları dönüştürür; açık kaynak ise README, LICENSE ve CONTRIBUTING.md dosyalarıyla kurumsallaşır. ikisinde de merkezi otorite kırılır: şiirdeki 'ben' tek başına anlam üretmez, yazılımdaki 'ben' de tek başına ürün çıkarmaz. sürüm kontrolü (git) ile redaksiyon süreci arasındaki benzerlik tesadüf değil; her ikisi de izlenebilirlik, geri alınabilirlik ve katkı sağlayanın görünürlüğü üzerine kuruludur. lisanslar (GPL, MIT, Apache) ile akım manifestoları arasındaki fark, birinin hukuki, diğerinin estetik bir çerçeve çizmesidir.
bugün baktığımda, açık kaynağın şiir akımlarından daha hızlı kurumsallaştığını ve ekonomik bir modele dönüştüğünü görüyorum. şiir akımları çoğunlukla akademide ve küçük dergilerde yaşarken, açık kaynak github üzerinden milyonlarca geliştiriciye ulaşıyor. yine de ikisinin ortak kaderi aynı: bir fikrin etrafında toplanan insanlar, o fikri kendi elleriyle çoğaltıp başkalarına devrediyor. belki de asıl soru, hangisinin daha 'saf' kaldığı değil; hangisinin kolektif hafızayı daha iyi koruduğudur. (bkz: morning phase) (bkz: doom metal)