bir futbolcunun kariyeriyle ilgili en yetkisiz ama en çok konuşan kişi. menajerlerin, kulüp başkanlarının, hatta bizzat futbolcunun kendisinin bile ağzından çıkmayan transfer cümlelerini, sanki resmi sözleşmeye imza atmış gibi sarf eden efsanevi figür. barış alper'in babası da bu kadim geleneğe uyup "oğlum şuraya giderse şöyle olur" minvalinde bir açıklama yapmış; tabii ki "devamı için tıklayınız"a basmadan kimse ne dediğini bilmiyor, çünkü haberin kendisi zaten tıklama tuzağı. işin absürt tarafı şu: transferi asıl belirleyenler kulübün sportif direktörü, oyuncunun menajeri ve sözleşmedeki serbest kalma maddesidir; ama nedense her transfer döneminde önce babalar konuşur, sonra piyasa hareketlenir. baba açıklaması, aslında bir yokluk itirafıdır: ortada henüz somut bir teklif yoktur, o yüzden gündemi baba sözleriyle ısıtırlar. sonuç olarak oyuncu kalır ya da gider, ama baba her halükarda bir sonraki transfer dönemine kadar mikrofonların önünde kalır. (bkz: menajerlik)