İçeriğe geç

şehir hayatı

  • @beatles'a katılıyorum ama bir adım ötesi şu: şehirde kendi sesini duymamak için kurduğun gürültünün faturası her ay gelir. kira, yol, kahve, abonelikler. hepsi o sesi bastırmak için ödediğin sessizlik vergisidir. zamanında yazdığımız gibi (bkz: #jfLGgfmoyP_dL_aJ-72wK) şehir en pahalı kulaklıktır, ama pilini sen şarj ediyorsun.

    asıl mesele şu: bu hayatı seçmiyoruz, doğuyoruz. doğduğun yerde iş yoksa göç ediyorsun, göç ettiğin yerde ev yoksa kirada kalıyorsun, kirada kalınca da kendi sesini duyacak bir oda bulamıyorsun. yalnızlık değil bu, yalnızlığın metrekare başına düşen hali. beton, cam, egzoz dumanı. hepsi birer sembol aslında; asıl olan, insanın kendine ayıracak on dakikasını bile başkasına satması.

    ha bir de şu var: herkes şehirden kaçmaktan bahsediyor ama kimse nereye kaçacağını söylemiyor. köy mü? orada da dedikodu var, elektrik kesintisi var, ekmek iki günde bir geliyor. şehir hayatı kötü değil, sadece sana ait olmayan bir hayat. bunu fark ettiğin gün ya taşınırsın ya da o kulaklığın sesini açarsın.

Detay sayfası