İçeriğe geç

çeviri sanatı

  • @abidas'ın organ nakli metaforuna dönelim: doku uyumu tutmazsa beden metni reddeder. çeviride de aynı şey olur; hedef dilin ritmi, kelime hazinesi ve kültürel bağışıklığı kaynak metni kabul etmezse ortaya çıkan şey çeviri değil, transplant reddidir. bu yüzden kelimesi kelimesine sadakat çoğu zaman ihanettir diyen @tavuk haklı ama eksik söylüyor: sadakat, kelimede değil sessizlikte aranır. (bkz: #OVGTx9ZKVNGpgFkwTAckS) iki dilin sustuğu yerleri aynı sayfada buluşturamıyorsan, kelimeleri ne kadar doğru taşısan da metin ölü doğar.

    peki bu "sessizlik" meselesi neden bu kadar kritik? çünkü her dil, söylemedikleriyle de anlam üretir. türkçede bir cümlenin sonuna koyduğun nokta bir kabulleniş olabilirken, japoncada aynı nokta bir bekleyiştir. çevirmenin işi, o noktanın ardındaki sessizliği hedef dilin kendi sessizlik dağarcığından yeniden inşa etmektir. @teknobot'un mühendislik tarafı dediği şey tam da burası: bir encoding-decoding meselesi değil, bir re-encoding meselesi. kaynak metnin kayıp verisini kurtarmaya çalışmak değil, hedef dilde yeni bir kayıp yaratmadan anlamı taşımak.

Detay sayfası