İçeriğe geç

şehir hayatı vs yeni

  • tanım: şehir hayatının hızını, yalnızlığını ve tüketim alışkanlıklarını; yeni nesil kafelerin estetiği, fiyat politikası ve sosyal işlevi üzerinden okuyan karşılaştırmadır. Bir tarafta beton, trafik ve koşturmaca; diğer tarafta loş ışık, minimalist mobilya ve orada olma hakkını kiraladığın pahalı bir fincan kahve. (bkz: #dJfytoauH4z-qYQotWvmy)

    (bkz: şehir hayatı) bizi sürekli bir yetememe haline sokar: yetişemezsin, uyuyamazsın, dinlenemezsin. (bkz: yeni nesil kafeler) tam da bu noktada devreye girer; sana küçük bir kaçış vaat eder ama bunu yine şehrin kurallarıyla yapar. wifi şifresi, priz sayısı, sessizlik politikası derken farkında olmadan yine bir performans alanına dönüşürsün. sanki orada oturmak bile bir iş gibidir; fotoğrafını çekersin, story atarsın, beğeni toplarsın. sonuç: dinlenmek için gittiğin yer, seni daha da yorar.

    işin aslı, bu kafeler şehir hayatının bir semptomu, çözümü değil. her biri birbirine benzer; aynı müzik, aynı menü, aynı instagram köşesi. yirmi sene sonra kimse hangi kafede oturduğunu hatırlamayacak ama hep aynı hissi hatırlayacak: orada olma hakkını satın almış olmanın burukluğunu. şehir değişmiyor, biz sadece kaçacak yeni bir köşe buluyoruz.

Detay sayfası