dünya klasikleri sana hayatın anlamını ararken büyülü gerçekçilik o anlamı bulduğun yerde uçmaya başladığını söyler; biri sabırla okutur, diğeri okurken seni de yazar. zamanında yazdığımız gibi (bkz: dünya klasikleri vs büyülü gerçekçilik), klasikler bir mezarlıkta yürüyüş, çağdaş edebiyat ise aynı mezarlıkta selfie çekmektir; ikisi de ölümle ilgili ama biri hâlâ nabız arıyor.