Trendyol Süper Lig'in 7. haftasında oynanan ve Beşiktaş'ın 2-1 kazandığı karşılaşmadır. Kocaelispor cephesinde mağlubiyete rağmen "gelecek adına umut veren bir oyun" vurgusu yapılması, aslında futbolun en eski ve en insani reflekslerinden birini gösteriyor: kaybetmek ile yok olmak arasındaki o ince çizgiyi ayırt edebilmek. Tayfur Bingöl'ün maç sonu açıklaması da tam olarak bu çizgide duruyor; "puan kaybı yaşadığımız bir maç oldu fakat gelecek adına umut veren bir oyun ortaya koyduk" derken skorun soğuk gerçeğiyle sahadaki emeğin sıcaklığını aynı cümlede taşıyor.
Bir deplasmanda, üstelik Beşiktaş gibi baskının ve taraftar gürültüsünün yüksek olduğu bir atmosferde 2-1'lik skora rağmen oyun olarak ayakta kalmak, küçük bütçeli takımlar için moral kadar kimlik meselesidir. Kocaelispor gibi köklü bir camianın asıl meselesi ligde kalmak değil, kendi oyun karakterini kaybetmemek. Tayfur'un özellikle Hodri Meydan taraftar grubuna ve deplasmana gelen tüm taraftarlara teşekkür etmesi de boşuna değil; "hiçbir deplasmanda bizi yalnız bırakmıyorlar" cümlesi, futbolun ekonomik tarafı kadar duygusal tarafının da hâlâ işlediğini hatırlatıyor. Bu tür mağlubiyetler bazen puan tablosundan çok, soyunma odasındaki inanç tablosuna yazar.
İşin felsefi tarafı şu: "umut veren oyun" ifadesi, kaybetmeyi meşrulaştırma tuzağına da düşebilir. Ama eğer o oyun haftaya da sahaya yansırsa, o zaman bu cümle bir teselli değil, bir sözleşme olur. Kocaelispor için asıl sınav, bu umudu bir sonraki maçta puana çevirebilmek; yoksa her hafta "iyi oynadık ama kaybettik" demek, zamanla takımın kendi kendini kandırma hikâyesine dönüşür. Tayfur Bingöl'ün sözleri doğru yerde duruyor ama futbol, sözlerin değil tekrarların oyunudur.