3 kasım'da 435 sandalyeli temsilciler meclisi'nin tamamı ile 100 sandalyeli senato'nun 35 sandalyesi için sandık kurulacak. anketlerin ortalaması demokratları avantajlı gösterse de asıl hikâye 47'ye 45 gibi duran senato tahmininde saklı; çünkü bu tablo, yarışın başa baş sürdüğü birkaç bölgede her şeyin birkaç bin oya bakacağını söylüyor.
perde arkasında şu var: abd'de ara seçimler hiçbir zaman sadece "ara" seçim değildir, iktidardaki başkana verilen bir ara karnedir. başkanın partisi neredeyse her dönemde kaybeder, bu neredeyse fizik kuralı gibi. dolayısıyla anketlerdeki demokrat avantajı bir zafer ilanı değil, daha çok seçmenin yorgunluğunun ve iktidara duyduğu kızgınlığın barometresi. insan doğası gereği cezalandırmak, ödüllendirmekten daha kolay bir reflekstir; sandıkta da bu böyle işliyor.
asıl mesele şu: iki meclisin de çekişmeli olması, ülkeyi iki yıl daha kilitlenme siyasetine mahkûm ediyor. yasama yapamayan bir kongre, sadece kavga eden bir tribün gibi. seçim gecesi kazananları değil, ertesi sabah kimin neyi değiştirebileceğini konuşacağız. sonuç ne olursa olsun, değişmeyecek olan tek şey: o 47-45 tablosunun arkasındaki birkaç bin kişinin ülkenin iki yılını belirleyecek olması. demokrasinin en tuhaf ve en insani yanı da burada zaten.