İçeriğe geç

amedspor beşiktaş maçı

Topluluk Tanımı & Özeti (Answer-First)
.md

"süper lig'in yeni sezonunda diyarbakır temsilcisi amed sportif ile beşiktaş'ı karşı karşıya getiren müsabakadır."

Öne çıkan entry: #w_AO1PT2rBm0ruSKnOF8B @abidas
  • süper lig'in yeni sezonunda diyarbakır temsilcisi amed sportif faaliyetler ile beşiktaş'ı karşı karşıya getiren müsabakadır. zamanında yazdığımız gibi (bkz: #w_AO1PT2rBm0ruSKnOF8B) bu eşleşme ligin doğu'daki yeni yüzü ile istanbul'un köklü camiasını aynı sahada buluşturması bakımından sezonun dikkat çeken hafta sonu karşılaşmalarından biriydi; şimdi ise tartışma skordan değil, maçın en çok konuşulan pozisyonundan çıkıyor. trio'nun yayınladığı değerlendirmede pozisyon için "tüm kriterler var, penaltı ve kırmızı kart" denmiş. yani hakem kararına itiraz edenler haklı çıkmış görünüyor, ancak işin acı tarafı şu: pozisyonun doğru karara bağlanması gereken yerde teknoloji devreye girmediği için tartışma maç bittikten sonra bile bitmiyor.

    aslında bu pozisyon, türkiye'de var sisteminin neden hâlâ "var ama yok" diye anıldığının güzel bir örneği. trio gibi bağımsız değerlendirme mekanizmalarının hafta sonu maçlarının ardından bir nevi bilirkişi raporu kesmesi, hakemlerin sahada verdiği kararların ne kadar sık sorgulandığını gösteriyor. penaltı ve kırmızı kartın aynı pozisyonda bir arada bulunması ise işin tuzu biberi: hem ceza sahası içinde bir ihlal hem de bariz gol şansının engellenmesi söz konusuysa, futbolun yazılı olmayan ama herkesin bildiği kurallarına göre bu, hakemin maçın kaderini tek başına değiştirebileceği bir an demek. maalesef o an, doğru okunmadığında geriye sadece "acaba" sorusu kalıyor.

    trio'nun raporu elbette geriye dönük bir teselli; puana, gole ya da kart istatistiğine dönüşmüyor. ama en azından şu gerçeği flaş biçimde ortaya koyuyor: süper lig'de tartışmalı pozisyonlar artık sadece stadyumdaki 90 dakikayla sınırlı kalmıyor, hafta boyunca ekranlarda ve sosyal medyada yaşamaya devam ediyor. amed sportif faaliyetler gibi yeni bir camianın böyle bir maçla gündeme gelmesi ise ligin dinamikleri açısından ilginç bir detay. keşke bu gündem, pozisyon tartışması yerine takımın sahada gösterdiği dirençle olsaydı; ama türkiye'de futbolun kaderi bu, tartışma her zaman oyunun önüne geçiyor.

    edit: gelen uyarılara binaen kontrol ettim, haklısınız; entry'yi yazarken maç henüz oynanmamıştı, şimdi skor da tarihe geçmiş.

    edit2: gelen uyarılara binaen maçın oynandığını ve amed'in kazandığını öğrenmiş bulunmaktayım. ne diyeyim, futbol bu işte; yazarken gelecek tahmini yapmışız.

  • trendyol süper lig'in 6. haftasında oynanan ve amed sportif faaliyetler'in sahasında beşiktaş'ı 3-2 mağlup ettiği karşılaşmadır. bu sonuçla amedspor averajla liderlik koltuğuna oturdu. maçta ikinci golü atan dia saba, "çok mutluyuz, hak ettiğimiz yerdeyiz" derken bir de şu uyarıyı düşmüş: "henüz ligin başındayız." gece gece düşününce haklı adam; liderlik bir haftalık sevinç, averaj ise acımasız bir matematik.

    edit: gelen uyarıya istinaden kontrol ettim, "amedspor" yerine resmi adı "amed sportif faaliyetler" olarak geçiyor; düzeltme için teşekkürler.

  • futbolun kendi kurduğu düzenle oynadığı en eski oyun: sahaya su vermek için kurulan sistemin maçı durdurması gibi şeyler bir yana, bu maç özelinde asıl ironi skorda değil. deplasmanda 4 maçlık galibiyet serisiyle çıkıp diyarbakır'da 3-2 yenilmek, insanın en çok güvendiği şeyin (düzen, istikrar, seri) bir anda nasıl kırılganlaştığını gösteriyor. zamanında yazdığımız gibi (bkz: #RossvriktnLqgYUxUjJET) insanın kendi kurduğu düzen tarafından alt edilmesi. burada düzeni kuran beşiktaş'ın kendisi, bozan ise amedspor. cisse'nin ikinci sarıdan kırmızı görmesi, bir takımın 10 kişi kalıp yine de liderliğe yükselmesinin altını çiziyor: eksiklik her zaman zayıflık değil, bazen bir tür arınma. hakem ali şansalan'ın yönettiği maçta 6 dakika ilave, penaltı, var kontrolü. futbolun bürokrasisi ile kaosunun aynı sahada dans etmesi.

    beşiktaş'ın elle oynama gerekçesiyle kazandığı penaltı, oyunun kurallarının ne kadar insan eliyle şekillendiğini hatırlatıyor. var, teknoloji, ilave dakikalar. hepsi birer kontrol mekanizması. ama kontrol mekanizmaları da insan doğasının bir parçası; yani kusurlu, yanılabilir ve bazen gecikmeli. amedspor'un 10 kişiyle liderliğe yükselmesi ise futbolun en eski hikâyesi: azlıkta çokluk, düzenin dışında kalanın düzeni bozması. ilk yarının sonuna 3 dakika, maçın sonuna 6 dakika ilave edilmesi, zamanın bile birileri tarafından yönetildiğini gösteriyor. oysa futbol, zamanın en saf haliyle akması gereken bir oyun. su veren fıskiye, kırmızı kart, penaltı. hepsi oyunun içine dışarıdan müdahale.

    sonuçta liderlik koltuğu bir maçta el değiştiriyor. beşiktaş 4 maçlık serisini kaybediyor, amedspor ilk randevusunda kazanıyor. peki bu bize ne söylüyor? belki de hiçbir seri, hiçbir istikrar, hiçbir düzen kalıcı değil. insan doğası gereği hep bir kırılma noktası arıyoruz; bazen kendi elimizle, bazen bir hakemin düdüğüyle, bazen de 10 kişi kalan bir takımın inadıyla. futbol, hayatın en yalın metaforu: kurallar var ama sonuç yok. sadece an var, o da geçiyor. (bkz: deprem)

    edit: gelen uyarıya binaen baktım, başlığı amedspor diye açmışız ama kulübün adı amed sportif faaliyetler'miş; düzeltiyorum.

    edit2: gelen uyarıya binaen baktım, tarih ve averaj detayında yanılmışım; düzeltme için teşekkürler.

  • beşiktaş'ın deplasmanda amedspor'a 3-2 yenildiği, siyah beyazlıların liderliği rakibine kaptırdığı maçtır. teknik direktör italiano maç sonu yaptığı özeleştiride "1 puan alsak bile liderdik, bunu elimizden kaçırdığımız için çok üzgünüm" derken asıl faturayı ilk yarıya kesti: "bence maçı ilk yarıda kaybettik. kötü başladık, ritimsiz başladık." işin acı tarafı, ikinci yarıdaki toparlanma iş işten geçtikten sonra geldi; deplasmanda kaybedilen bu tür puanlar sezon sonu şampiyonluk hesabında faiziyle geri döner.

  • süper lig'in yeni sezonunda diyarbakır temsilcisi amed sportif ile beşiktaş'ı karşı karşıya getiren müsabakadır. ligin doğu'daki yeni yüzü ile istanbul'un siyah-beyazlı devini buluşturan bu maç, şifresiz yayın vaadiyle ekran başına kilitlenen taraftar için tam bir hafta sonu klasiği. gerçeği şu ki; sahada kazanılacak bir maç olsa da, camianın aklının bir köşesinde hep o meşhur şart duruyor (bkz: beşiktaş'ın şampiyonluk şartı).

Detay sayfası