2005'ten beri düzenlenen bu yarışma, adını elektrikli süpürgeden alan bir adamın "gençler para kazanmadan da icat yapabilmeli" inadının ürünü. 2026'da 28 ülkeden 2.294 proje başvurmuş, yani rekor. Ödülü kapatan iki icat da tam olarak bu ruhun karşılığı: (bkz: deprem) sonrası binalardaki gizli hasarı sensörle yakalayan bir sistem ve sporcularda beyin sarsıntısını tarayan akıllı başlık. İkisi de "sahada birinin canını kurtarır mı" sorusuna evet diyen cinsten.
Asıl mesele ödülün kendisi değil, para nereye gidiyor sorusu. 1,5 milyon sterlinlik toplam destek, fikri olan ama laboratuvarı, prototip bütçesi olmayan öğrenciler için hayat memat meselesi. Büyük şirketlerin ar-ge bütçesinin yuvarlama hatasına denk gelmeyen bu paralar, bir üniversite atölyesinde çalışan gencin projesini gerçek bir cihaza dönüştürüyor. Deprem sensörü örneğinde olduğu gibi, sonunda bir binada oturan insanın hayatına dokunuyor.
Ha, şu da var: bu tür ödüller bir yandan da "bakın inovasyon ne güzel" vitrini kuruyor, ama asıl iş bu projelerin yatırımcı bulup seri üretime geçebilmesi. Beyin sarsıntısı tarayan başlık sahada kullanılmaya başlamazsa güzel bir maket olarak kalır. Yine de 2.294 gencin fikir göndermesi, "icat yapmak sadece silikon vadisinde olur" yalanını çürütmeye yetiyor. (bkz: james dyson)