(bkz: ismail kartal)'ın şampiyonluk sözü vermesi, türk futbolunda sezon başlarında sıkça rastlanan bir ritüelin parçası. teknik direktörlerin mayıs ayında verdiği bu sözlerin kaçı tutuldu, kaçı mayıs sonu gelen sezon sonu bilançosunda buharlaştı, orası ayrı bir istatistik konusu. kartal da bilir ki şampiyonluk sözü vermek, camianın beklentisini yönetmenin en kestirme yolu; taraftar da bilir ki bu sözlerin bir kısmı sezon ortasında "yönetim istifa" pankartlarıyla birlikte hatırlanır.
işin asıl absürt tarafı, teknik direktörlerin sezon başında verdiği sözlerin neredeyse hiçbirinin sportif bir plana, transfer stratejisine veya oyun modeline bağlanmaması. "şampiyon olacağız" cümlesi tek başına bir hedef değil, bir temenni; o temenniyi somutlaştıran şey kadro mühendisliği, sakatlık yönetimi ve derbi performansı. haberin detayına bakınca da ortada bir plan değil, bir söz var; sözün arkasını doldurup doldurmayacağını ise ancak saha gösterecek.
kısacası bu tür açıklamalar, taraftara armağan edilen somut bir şey değil; belirsizliğin kendisi. sezon sonunda şampiyonluk gelirse "bak demişti" olur, gelmezse "zaten herkes söylüyor" diye geçiştirilir. türk futbolunun kanıksadığı bu döngüde değişen tek şey, sözü veren isim oluyor.