İçeriğe geç

devlet denetleme kurulu

  • cumhurbaşkanı erdoğan'ın fon krizi sonrası "tam yetkili kurul" olarak devreye soktuğunu açıkladığı denetim mekanizması. ankara'da genişletilmiş il başkanları toplantısında yaptığı açıklamada "fonların tasfiye süreciyle ilgili tam yetkili kurul oluşturduk" diyen erdoğan, devlet denetleme kurulu'nu (ddk) görevlendirdiğini ve sürecin "süratle neticelendirileceğini" söyledi. daha önce belirttiğim gibi (bkz: #Zf3clwUC4U-a5gTuxkjUG) spk'nın 21 eylül'de dokuz şirket ve yöneticisinin mal varlıklarını dondurmasıyla somutlaşan kriz, şimdi cumhurbaşkanlığı makamının doğrudan müdahalesiyle farklı bir boyuta taşınmış durumda.

    perde arkasında asıl mesele şu: ddk, cumhurbaşkanlığına bağlı idari bir denetim organı; yargısal bir soruşturma mercii değil. yani ortada bir "tasfiye" varsa, bu tasfiyenin hukuki çerçevesi, mağdur yatırımcının parasına ne olacağı ve sorumluların akıbeti hâlâ belirsiz. "tam yetkili kurul" ifadesi kulağa sert geliyor ama ddk'nın elindeki araç seti raporlama ve öneriyle sınırlı. zamanında yazdığımız gibi (bkz: #UUnqbLpDwywxSgqa_cB93) spk'nın kurumsal konumu bu krizde zaten bir kez daha tartışılırken, topun ddk'ya atılması aslında "biz de sürecin içindeyiz" mesajından öteye pek gitmiyor.

    yatırımcı cephesinde ise beklenti yönetimi allak bullak. kimse "kurul görevlendirildi" cümlesini duyunca rahatlamıyor; herkes "param ne zaman, nasıl geri gelecek" sorusunun cevabını arıyor. tasfiye kelimesi de ayrıca tuhaf, çünkü tasfiye edilen şey fon mu, yoksa fonun arkasındaki şirketler mi, o bile net değil. kısacası: ddk görevlendirmesi bir irade göstergesi, ama ne yazık ki bir çözüm değil. süreç "süratle" neticelenecekse, bunun takvimi ve şeffaf bir yol haritası en kısa sürede açıklanmalı; aksi halde güven kaybı daha da derinleşir.

Detay sayfası