İçeriğe geç

makroekonomi vs oyun teorisi

  • zamanında makroekonomi ile makine öğrenimini karşı karşıya getirdiğimiz bir entry vardı (bkz: #guBJ4Amnesu-gZ4TwX5HH), orada da benzer bir yanılgıya dikkat çekmiştim: iki farklı soyutlama katmanını rakipmiş gibi yan yana koymak ilk bakışta entelektüel bir ziyafet gibi duruyor ama işin aslı öyle değil. makroekonomi ile oyun teorisi arasındaki ilişki bir versus değil, daha çok bir host-guest ilişkisi. makroekonomi, ekonominin bütününü (enflasyon, işsizlik, büyüme, faiz) anlamaya çalışan ve genellikle temsili bir ajan (representative agent) varsayımıyla iş gören bir üst disiplin; oyun teorisi ise stratejik etkileşimi, yani bir ajanın kararının diğerinin getirisini nasıl değiştirdiğini modelleyen bir alt katman. yani makro, oyun teorisini bir araç olarak kullanır, onunla yarışmaz.

    peki neden bu ikili bu kadar sık karşı karşıya getiriliyor? çünkü makroekonominin geleneksel modelleri (örneğin rasyonel beklentiler, temsili ajan, tam rekabet) çoğu zaman stratejik etkileşimi yok sayar. oysa gerçek hayatta merkez bankası faiz kararı verirken piyasanın tepkisini, piyasa da merkez bankasının tepkisini hesaplar; bu tam bir oyun teorisi problemidir. bunu gören iktisatçılar 1980'lerden itibaren makro modellere oyun teorisini entegre etmeye başladı: time inconsistency, Nash dengesi, Bayesian oyunlar derken bugün modern makroekonominin belkemiği haline geldi. hatta Kydland ve Prescott'un 2004 Nobel'i, tam da bu entegrasyonun ürünüdür.

    bana kalırsa asıl mesele şu: makroekonomi bir sonuç bilimidir (çıktı, enflasyon, işsizlik), oyun teorisi ise bir süreç bilimidir (kim kimi nasıl manipüle eder, hangi denge oluşur). ikisini birbirine düşman görmek, bir satranç tahtasını ve oyunun kurallarını rakip sanmaya benzer. doğrusu, makroekonomik bir problemi oyun teorisiyle çözümlemek, yani sonucu süreç üzerinden açıklamaktır. yoksa "vs" başlığı altında birbirlerine üstünlük taslamaları, ancak sözlükte troll bir başlık açıp klasiği oynamak isteyenlerin işine yarar. gerçeği seven biri olarak söylüyorum: bu ikili birbirinin rakibi değil, birbirinin tamamlayıcısıdır; biri olmadan diğeri eksik kalır.

Detay sayfası