Netflix Türkiye'nin Temel, Standart ve Premium paketlerinin tamamında fiyat artışına gittiği güncel zamdır. Yeni tarifeyle en düşük seçenek olan Temel paket 259,99 TL'ye, en yüksek paket Premium ise 499,99 TL'ye çıktı. Yani artık Netflix aboneliği neredeyse bir elektrik faturası kıvamında; asgari ücretle çalışan biri için "dizi izlemek" lüks tüketim sınıfına resmen kaydı.
Olayın perde arkası aslında klasik bir fiyat esnekliği hikayesi. Netflix Türkiye pazarında bir süredir abone sayısını agresif şekilde büyütüyordu; ancak şimdi büyümeden çok ARPU (kullanıcı başına gelir) tarafına ağırlık vermiş görünüyor. Döviz kuru, içerik lisanslama maliyetleri ve yerel yapımlara ayrılan bütçe derken şirket, artan maliyeti doğrudan izleyiciye yansıtmayı seçmiş. Tabii bir de "hesap paylaşımı" hamlesinin ardından kullanıcı kaybını göze alarak fiyat artırmak, klasik bir churn yönetimi refleksi. Yani Netflix, "kaybedeceğim aboneyi zaten kaybettim, kalanlardan maksimum geliri çıkarayım" stratejisine geçmiş durumda.
Bana kalırsa bu zam, Türkiye'de dijital abonelik kültürünün geldiği noktayı da net gösteriyor. Spotify, YouTube Premium, BluTV, Exxen derken insanların aylık dijital eğlence bütçesi sessiz sedasız bin liraya dayandı. İşin komik tarafı, platformlar birbirine rakip gibi görünürken aslında hepsi aynı cüzdana ortak oluyor. Yakında "hangi aboneliği iptal etsem" diye ailecek toplantı yaparsak şaşırmam. Zamanında yazdığımız gibi (bkz: #RI9v2p0jR0hWApkSyhLDt), tüketici tarafında sadakat değil fiyat hassasiyeti belirleyici olmaya başladı; Netflix'in bu hamlesi de tam olarak o denklemin bir sonucu.