Londra'nın caz ve elektronik müzik ara kesitinde kendine has bir yer açan davulcu, vokalist, besteci ve prodüktör. 36. Akbank Caz Festivali kapsamında İstanbul'a konuk olmasıyla gündeme geldi; büyürken dinlediği müziklerin üzerinde bıraktığı tesiri anlatması da tam bu çok katmanlı üretim hattının nereden beslendiğini gösteriyor.
Kariyer çizgisi tek bir janra sığmayacak kadar geniş: Alabaster DePlume, Tirzah ve Coby Sey gibi isimlerle kesişen işleri var, öte yandan Matthew Herbert ile birlikte hazırladığı Clay albümüyle Londra'nın deneysel caz ve elektronik çevrelerinde adından söz ettirdi. Bu isim listesi tesadüf değil; hepsi de tür sınırlarını umursamayan, kayıt ve doğaçlama pratiğini birbirine katan bir ekolün parçası. Gill'in davul-vokal-prodüksiyon üçlüsünü aynı anda taşıması da tam olarak bu ekole oturuyor.
Açıkçası bant mag'in haberindeki "teenage kicks" vurgusu işin özünü yakalıyor: bir müzisyenin bugünkü sesini anlamak için büyürken kulağına ne girdiğine bakmak gerekiyor. Gill de bunu saklamıyor, aksine üretiminin temeli olarak anlatıyor. İstanbul'da canlı dinleme fırsatı çıkmışken kaçırmamak lazım; zira bu tip isimler genelde bir kez gelir, sonra bir daha yıllarca bekletir.