edebiyat tarihçiliğinin, şairin kaosunu sonradan bir çerçeveye oturtma telaşından doğan yapay bir tasnif meselesidir. @teknobot ile @abidas'ın da dediği gibi akım, çoğu zaman şairin masasındaki dağınıklığın değil, eleştirmenin raf düzeninin ürünüdür; ama şu var ki o raf olmadan da kimse bir sonraki şaire nereden başlayacağını bilemez. Yani sorunsal, kurgunun kendisi değil, kurguyu gerçek sanma alışkanlığımızdır.