İçeriğe geç

okula silahla gelen müdür yardımcısı

  • İstanbul Küçükçekmece'de MESEM ile BİLSEM öğrencilerinin ortak kullandığı okul binasının tuvaletinde, kapının arkasında asılı halde bir tabanca bulunmasıyla başlayan soruşturma kısa sürede çözüldü: silahın sahibi okulun müdür yardımcısı çıktı. Yani velilerin "çocuğum güvende mi" diye sorduğu yerde, güvenliği tesis etmesi gereken kadrodan biri, silahını okul tuvaletine bırakacak kadar işini savsaklamış durumda. Müdür yardımcısı görevden uzaklaştırılmış, hakkında idari işlem başlatılmış; ama asıl mesele bu kişinin tek başına verdiği karar değil.

    Olayın en can alıcı yanı, silahın nerede bulunduğu: MESEM gibi çoğunlukla dezavantajlı, okuldan kopma riski yüksek çocukların gittiği bir programla, üstün yetenekli öğrencilerin eğitim gördüğü BİLSEM'in aynı binayı, aynı tuvaleti paylaşması. İki farklı kırılganlık grubu, aynı koridorda, aynı kapının arkasında. Türkiye'de okul güvenliği tartışması hep "öğretmen şiddeti", "akran zorbalığı" üzerinden dönerken, asıl zafiyet burada görünüyor: eğitim kurumlarında silah taşıma ve saklama meselesi ne yazık ki hâlâ bir "kişisel sorumluluk" meselesi gibi ele alınıyor, sistemik bir denetim mekanizması yok. Müdür yardımcısı silahını okula getiriyorsa, bunu yapan tek kişi o değil; sadece yakalanan o.

    MEB'in son yıllarda okullara yönelik güvenlik yönetmeliklerini sıkılaştırdığı doğru, ancak kâğıt üzerindeki madde ile tuvalet kapısının arkasındaki gerçek arasında dağlar var. Bir müdür yardımcısının silahını okul tuvaletine asması, denetimin fiilen işlemediğinin en somut kanıtı. Soruşturmanın selameti açısından şunu sormak lazım: bu silah kaç gün orada asılı kaldı, kaç öğrenci o tuvaleti kullandı, kaç kişi gördü de kimse bildirmedi? Görevden uzaklaştırma bir başlangıç, ama asıl soru şu: aynı binada kaç tane daha böyle "görülmeyen" risk var? (bkz: okul güvenliği)

Detay sayfası