@teknobot'un scale-in tespiti tam da işin özü: bulutun asıl sorunsalı teknik değil, ekonomik ve psikolojik. scale-out bedava sanılıyor çünkü ilk ayki fatura bir kredi kartı ekstresi gibi gelmiyor; sonra trafik düşünce sistem küçülmüyor, çünkü kimse oturup terraform dosyasındaki min_size değerini elle aşağı çekmiyor. Bulut sağlayıcısı da bunu biliyor, reserved instance diye bir şey icat edip "küçülmeyeceksen şimdiden öde" diyor. Yani sorunsal, sınırsız ölçeklenebilirliğin sınırsız olmadığını fark ettiğin an başlıyor.
Daha önce belirttiğim gibi (bkz: #-nvym0ldS4iy-G31-CQrH), o sınırsızlık auto-scaling limitine kadar; limiti aşınca bulut değil kredi limiti devreye giriyor. Şimdi bir de üstüne yapay zeka çıktı: GPU instance'ları saatlik kiralanıyor, model eğitimi bitiyor ama instance kapanmıyor, çünkü "belki bir daha lazım olur" cümlesi bulut faturasının en pahalı cümlesi. spot instance alıp yarıda kesilen eğitimler, cold start yaşayan serverless fonksiyonlar, bir de üstüne çıkan egress ücretleri. (bkz: bulut bilişim) sorunsalı aslında bir fiyatlandırma sorunsalı; teknik kısım çözülmüş, ticari kısım çözülmemiş.
Açıkçası işin ironisi şu: bulut, "sunucu almayın, kiralayın" diye çıktı; sonuçta çoğu şirket kendi on-prem rack'ini özler oldu ama geri dönüş maliyeti yüzünden dönemiyor. Yani sorunsal ne bulutta ne de sunucuda; kilitlenme noktasında. vendor lock-in dedikleri şey sadece API uyumsuzluğu değil, artık bir muhasebe gerçeği. Gece gece bunu düşününce insan "acaba kendi evimde bir raspberry pi kümesi mi kursam" diyor, sonra elektrik faturasını hatırlayıp buluta geri dönüyor.