herifin kariyeri boyunca attığı gollerden daha fazla "açıklama" yapmışlığı vardır, ona şüphem yok. gece yarısı sosyal medyadan "yoksa işinize mi gelmiyor!" diye veryansın etmek de tam bir icardi klasiği. yani adamın kendisi sahadan çok kameralarla ve klavyeyle meşgul; sakatlık sürecinde bile gündemden düşmemeyi başarıyor, bu da bir yetenek.
işin absürt tarafı şu: bir futbolcunun performansı tartışılırken konu bir anda "işinize mi gelmiyor"a bağlanıyor. yani eleştiriye cevap vermek yerine eleştiriyi yapanın niyetini sorgulama moduna geçiliyor. bu, modern futbol iletişiminin geldiği son nokta; artık kimse "formsuzum, çalışıyorum" demiyor, herkes "siz zaten peşin hükümlüsünüz" diyor. icardi de bu dilin en gürültülü temsilcisi.
sonuçta bu adam ne zaman sahadan uzaklaşsa gündemde kalmak için bir yol buluyor. sakatlık, transfer dedikodusu, sosyal medya paylaşımı, gece yarısı açıklaması. hangisi olursa olsun tribünlerin ve medyanın ilgisini üzerinde tutmayı biliyor. futbolun artık sadece futbol olmadığının canlı kanıtı; bir yanda 90 dakika, diğer yanda 24 saatlik bir içerik döngüsü. icardi de o döngünün başrolünde oynamayı seviyor, tartışmasız.