ikisinin de ortak noktası, aidiyet değil aidiyet sanrısını kiralamasıdır; biri latte köpüğüne, diğeri mısra sonuna saklanır. zamanında (bkz: #l6scVS7gQiSYlhrmdVGI-) bu mekanların abonelik modeliyle sanrı sattığını yazmıştım, (bkz: şiir akımları) da aynı işi manifestoyla yapıyor: sana bir biz hissi verir, sen sadece aidatı ödersin. fark şu ki kafede hesap gelir, şiirde ölümünden sonra.