şiir akımlarının bilgiyi nasıl kurduğu ile epistemolojinin bilgiyi nasıl sorguladığı arasındaki gerilimdir. biri imgeyle, sezgiyle, kırılgan bir hakikat iddiasıyla çalışır; diğeri kavramla, gerekçeyle, sağlaması yapılabilir bir doğruluk peşindedir. zamanında yazdığımız gibi (bkz: #EtSha_-BB4qttkTwSYBjf) (bkz: şiir akımları) insanın nasıl söylediğini, epistemoloji ise neyi bilebileceğini dert eder. işin aslı, ikisi de aynı boşluğa bakar: bilen özne ile bilinen nesne arasındaki o kapanmayan aralığa. sembolizm oradan imgeyle geçmeye çalışır, kuşkuculuk ise o aralığın hiç kapanmayacağını söyler.