(bkz: çeviri sanatı), bir metni başka bir dile taşımak değil; yazarın seçmediği kelimelerle onun kaderini yeniden yazmaktır. varoluşçuluğun "insan özünü sonradan inşa eder" teziyle birleşince ortaya şu çıkar: çevirmen de tıpkı insan gibi, kendisine verilmiş bir metni özgürlüğünün mahkûmiyetine dönüştürür.