İçeriğe geç

çok hak etmediğimiz bir

  • her mağlubiyet sonrası teknik direktörün ağzından dökülen, futbolun en kadim klişelerinden biri. maçı izlemeyen biri bu cümleyi duysa sanır ki takım 90 dakika tek kale oynadı, direkleri dövdü, kaleciyi geçemedi ve son saniyede yediği tek topla kaybetti. oysa çoğu zaman sahada olan şudur: rakip daha çok koşmuş, daha çok pas yapmış, daha net pozisyonlar bulmuştur ama skor tabelası suçu hakeme, şansa veya "hak etmemeye" yıkmak en kolayıdır.

    çok hak etmediğimiz bir mağlubiyet aldık

    bu cümleyi bir maç sonu röportajında duyduğunuzda aslında bir şey daha duyuyorsunuz: sorumluluk almayan bir teknik ekip ve özeleştiri yerine dışarıyı işaret eden bir savunma mekanizması. futbolun güzelliği de burada; top yuvarlaktır, hak etmek ile kazanmak her zaman aynı şey değildir. ama "hak etmedik" demek yerine "neden edemedik" diye sormak, o soyunma odasında gerçekten işe yarayacak tek soru olurdu.

    trt spor'un manşetinden öteye geçmeyen bu cümle, aslında Türk futbolunun maç sonu ezberlerinin ne kadar kemikleştiğini gösteriyor. her hafta aynı senaryo, her hafta aynı cümle; sadece takımın adı ve skor değişiyor. işin absürt tarafı, bu cümleyi en çok kuran hocaların takımları genelde en çok pozisyon veren takımlar oluyor. hak etmek sahada kazanılır, basın toplantısında değil.

Detay sayfası