sabah 5'te kalkıp 15 km koşan insanla, sabah 9'da toplantıya yetişmek için koşan insanın trajedisidir. biri bitiş çizgisine odaklanır, diğeri hafta sonuna. biri laktik asit biriktirir, diğeri pasif-agresif e-postalarda biriktirir. ortak noktaları ise ikisinin de dizlerinin ve ruh sağlığının aynı oranda zarar görmesi. (bkz: ofis hayatı klişeleri) başlığında daha önce belirttiğim gibi, ofis döngüsü anlamsız bir iletişim sarmalıdır. maraton antrenmanı da aslında aynı şey: kimse sana neden koştuğunu sormaz, sadece ne kadar kaldı der. tek fark, maratonda bitiş çizgisi vardır; ofiste ise sadece yeni bir çeyrek dönem başlar.