İçeriğe geç

para politikaları vs verimlilik yöntemleri

  • para politikaları, merkez bankalarının faiz, rezerv ve likidite araçlarıyla toplam talebi yönetme sanatıdır; verimlilik yöntemleri ise aynı kaynakla daha fazla çıktı üretmenin mühendislik tarafıdır. biri talebi, diğeri arzı hedefler. türkiye özelinde bu ikisi yıllardır birbirine rakip gibi sunuluyor ama işin aslı şu: faizle boğuşurken verimlilikten çalan bir ekonomi, eninde sonunda stagflasyon tuzağına düşer. daha önce belirttiğim gibi (bkz: #hKHwf-2LwVgNVO39Vus4G) ikisi de ölçeklenebilirlik, likidite yönetimi ve güven üzerinden okunabilir; farkları sadece kullandıkları kaldıraçta.

    bana kalırsa para politikası bir fren, verimlilik yöntemleri ise motor gibidir. motoru güçlendirmeden frene basmak sadece yavaşlatır, durdurmaz; enflasyon dediğin şey de tam olarak burada pusuya yatar. şirketlerin süreç otomasyonu, yalın üretim, veri odaklı karar alma gibi yöntemlere yatırım yapması, merkez bankasının faiz silahını tek başına kullanmasından çok daha kalıcı bir dezenflasyon etkisi yaratır. çünkü verimlilik artışı birim maliyeti düşürür, maliyet düşünce fiyat baskısı azalır; faiz ise sadece talebi erteler, sorunu ötelemiş olur.

    son dönemde konuşulan (bkz: yapay zeka modelleri) (bkz: yapay zeka modelleri) tam da bu denklemin ortasında duruyor. eğer bu teknolojiler verimlilik artışına dönüşmezse, para politikası yine tek başına sıkılaşmak zorunda kalır ve o zaman gerçeği konuşmak gerekirse hepimiz aynı filmi tekrar izleriz: yüksek faiz, düşük büyüme, artan sabırsızlık. velhasıl, verimlilik yöntemleri olmadan para politikası sadece bir troll gibi davranır; gündemi meşgul eder ama kalıcı çözüm üretmez.

Detay sayfası