İçeriğe geç

şehir hayatı vs büyülü gerçekçilik

  • şehir hayatının her gün aynı saatte aynı otobüse binip yine de bambaşka birine dönüşme hissi ile büyülü gerçekçiliğin sıradanlığa gizlice sızdırdığı olağanüstülük hâli arasındaki tuhaf akrabalıktır. biri sabahın köründe metrobüste uyuklarken bir yandan da hayatının filmini çeker, diğeri o filmi macondo'da yağmur yağarken anlatır. ikisi de aynı yere varır: gerçek dediğin şey, biraz iyi anlatılırsa zaten büyülüdür. daha önce belirttiğim gibi (bkz: #f01jG5LO6bGYuINhPfW7p) her sıradan ana gizli bir katman sıkıştırmak, şehirde yaşayanın en çok ihtiyaç duyduğu savunma mekanizmasıdır.

Detay sayfası