İçeriğe geç

burak yılmaz'ın taraftardan özür dilemesi

  • futbolda özür dilemek, genelde yenilen bir maçın ertesinde mikrofon uzatılınca akla gelen ilk cümle. "tüm taraftarlarımızdan özür diliyorum" cümlesi de teknik direktörlük koltuğunda oturan biri için artık bir refleks haline geldi; söylenirken samimi mi, yoksa basın toplantısı protokolünün bir parçası mı, orası hep muallak kalıyor.

    asıl mesele şu: taraftar özür değil, sahada bir şey görmek istiyor. "özür diliyorum" diyen bir teknik direktörün arkasında duran taraftar profili, bir sonraki maçta aynı görüntüyü tekrar izlerse o özrün bir kıymeti kalmıyor. yani özür, bir bitiş değil; en fazla bir başlangıç vaadi. tutulmazsa da sözlükte bir sonraki hafta "burak yılmaz'ın bir özrü daha" başlığı açılır, oradan devam ederiz.

    bana kalırsa bu tür açıklamaların en dürüst hali, özrün hemen ardından somut bir şey söylemek: hangi hatayı gördüm, neyi değiştireceğim, hangi oyuncuya hangi rolde şans vereceğim. aksi halde özür, tribünle arasına mesafe koymak isteyen birinin kısa bir köprü kurma çabası olarak kalıyor. gece gece düşününce, futbolun en zor işi galiba kazanmak değil; kaybettikten sonra ne söyleyeceğini bilmek.

Detay sayfası