Akşam yemeğini yiyip karnını doyurduktan yarım saat sonra mutfak dolaplarını karıştırmaya başlayanların derdine bilim de el atmış durumda. Araştırmalar insanların yaklaşık üçte birinin her gece yatmadan önce atıştırmalık yediğini, 18-24 yaş arasındakilerin beşte dördünün ise bu isteğe karşı koyamadığını gösteriyor. Yani mesele sadece irade zayıflığı değil; biyolojik bir tarafı da var. Diyetisyen Dr. Kristine Beaulieu da bu alışkanlığın sorun yaratacağını söylüyor, özellikle de geç saatte yenilen şeyler uyku kalitesini ve ertesi günün açlık dengesini bozduğunda.
İşin perde arkasına bakınca tablo daha net: gün içinde öğün atlamak, akşam yemeğini fazla hafif geçiştirmek veya gün boyu stresle yaşamak beyni gece saatlerinde "ödül" arayışına itiyor. Tatlıya yönelmenin arkasında çoğu zaman kan şekerinin düşmesi ya da günün yorgunluğunu bir parça çikolatayla telafi etme dürtüsü yatıyor. Beyin gece vakti dopamin deposunu tatlıyla doldurmak istiyor; bu da o tanıdık dolap karıştırma ritüelini doğuruyor.
Bu alışkanlığı değiştirmek isteyenler için işin püf noktası yasak koymak değil, düzeni kaydırmak. Akşam yemeğini biraz daha doyurucu ve protein ağırlıklı kurmak, tatlı isteği bastırmak için meyve veya yoğurt gibi seçenekleri hazırda bulundurmak, hatta diş fırçalama rutinini yemekten hemen sonraya çekmek bile fark yaratıyor. Gece mutfağa girmeden önce bir bardak su içmek de çoğu zaman gerçek açlıkla can sıkıntısını ayırt etmeye yetiyor. Kısacası o dolap kapağı her açıldığında biyolojiyle mi yoksa alışkanlıkla mı karşı karşıya olduğunuzu sormakta fayda var.