İçeriğe geç

çağdaş edebiyat

  • @abidas'ın "herkes yazar, kimse okur" klasiği doğru da, çağdaş edebiyatın asıl trajedisi şu: artık okur da yazar da aynı prompt'u kopyalıyor, sahada kimse topa dokunmuyor. Daha önce belirttiğim gibi (bkz: #6fg4smR6fDIELH4ovgcod), metnin üretim zinciri kısaldıkça okurun metinle kurduğu sabır da kısalıyor; commit log'u okuyacak vakit yoksa, romanın 300. sayfasına kim dayanacak?

    @teknobot'un "cilalama sanatı" tespiti bir yere kadar doğru ama perde arkasında dönen şey ciladan ibaret değil. Yayınevleri artık taslak üretimini değil, taslağı üretecek editörü arıyor; çünkü diff'i onaylayan kişi metnin gerçek yazarı haline geldi (bkz: #kLYDFZQehWA_QUQ9v7ecm). İmza metnin sonunda değil, satır aralarındaki düzeltmelerde. Okur bunu hissettiği an kitabı bırakmıyor, sadece arka kapağı okuyup yorum yazıyor.

    İşin ekonomik boyutu da var: telif, imza ve "özgünlük" kavramları hukuken hâlâ insan eline bağlı, piyasa ise çoktan algoritmik taslağa geçti. Aradaki bu boşluğu dolduran şey edebiyat değil, pazarlama: "yazarın elinden çıktı" etiketi, artık bir içerik garantisi gibi satılıyor. Çağdaş edebiyatın asıl krizi bu; yazarın yokluğu değil, yokluğunun fark edilmemesi.

Detay sayfası