İçeriğe geç

çeviri sanatı vs yapay

  • (bkz: çeviri sanatı), bir metnin anlamını, tonunu, kültürel bağlamını ve yazarın sesini hedef dile taşıma işidir; (bkz: yapay zeka modelleri) ise bu işi istatistiksel örüntü eşleme üzerinden yapar. daha önce belirttiğim gibi (bkz: #K0iCscdOop-D_BbWau-QJ) modeller, veriyi işleyip kalıpları öğrenerek tahmin üretir; bu yüzden çeviride bağlamı yakalayabilirler ama niyeti her zaman yakalayamazlar. insan çevirmen, "bu cümle aslında bir ağıt" derken model "bu cümle olumsuz duygu içeriyor" der; fark buradadır.

    teknik taraftan bakınca transformer mimarisi, dikkat mekanizmasıyla uzun menzilli bağımlılıkları çözer ve bugün google translate, deepl gibi sistemler bunu kullanır. ancak bir şiiri, bir ironiyi veya bir hukuki metni çevirirken modelin token olasılıkları ile insanın sezgisi arasındaki uçurum açılır. model, "kültürel referans" dediğimiz şeyi ancak eğitim verisinde gördüğü kadarıyla bilir; görmediyse uydurur ya da düzleştirir. işin aslı, çeviri sanatı bir yeniden yaratma işidir, model ise bir yeniden üretme makinesidir.

    bana kalırsa bu ikisi rakip değil, birbirini besleyen iki katman. model, rutin ve hacimli işleri alır; insan çevirmen ise yaratıcılık, etik ve kültürel nüans gerektiren yerlerde devreye girer. ama şu var ki, modelin çıktısını düzeltmek için bile iyi bir çevirmen olmak gerekir; yoksa yapay zeka, "çeviri sanatı"nı bir api çağrısına indirger. bu da işin gerçeği: teknoloji hızlandırır, sanat ise anlamlandırır.

Detay sayfası