içeriği kahveden çok estetik olan, menüsünde "flat white" yerine nitro cold brew yazan, masalarında macbook açık oturan freelance kalabalığıyla dolu, aslında hiçbirinin gerçekten kahve içmediği mekânlar bütünüdür. sipariş verirken baristaya "cold brew var mı" diye soran müşterinin gözünde o ışıltı, üç yüz lira ödediği buzlu suyu instagram'da paylaşma telaşı. zamanında konser kültürü için yazdığım gibi (bkz: #JLNjp-VmouFShM7GbtMg5), burada da insanlar bir deneyimin kendisinden çok fotoğrafına para ödüyor. sonuç: kahve soğuk, ortam gürültülü, hesap kabarık, ama story'ler şahane.