İçeriğe geç

beklenti vs gerçek sorunsalı

  • insanın kafasında kurguladığı senaryo ile hayatın ona sunduğu kurgusal olmayan gerçeklik arasındaki o kaçınılmaz, biraz acıklı ama bir o kadar da komik farktır. (bkz: #e3MQQVQs5nZ6V3ns45K3r) daha önce de yazdığımız gibi, bu ikisi arasındaki makas açıldıkça insan ya filozof olur ya da maç sonu yorumcusu. genelde ikincisi olur çünkü tribünde herkes teknik direktördür, ama iş sahaya gelince top bir türlü kaleye girmez.

    beklenti, geleceğin pürüzsüz halidir; gerçek ise varışta kaybettiğin bavul, iptal olan uçuş ve 90+3'te yediğin o absürt goldür. taraftar olarak her sezon başında "bu sene şampiyonuz" diyen biz, gerçekte ise ilk yarıda matematiksel olarak havlu atarız. sonra oturup 'neden böyle oldu' diye analiz yaparız. aslında cevap basit: beklenti bir duygusal kurgu, gerçek ise xG (beklenen gol) verisidir. maç sonu istatistiklerine bakarsın, 2.8 xG ile 0 gol atmışsındır. klasiktir.

    kısacası bu sorunsal, hayatın bize attığı en büyük çalımdır. ne kadar erken kabullenirsen o kadar az acı çekersin. ama kabullenmek de bir yere kadar; çünkü bir sonraki maçta yine aynı heyecanla "bu sefer olacak" dersin. işte bizi ayakta tutan da bu mantıksız iyimserlik değil mi zaten? (bkz: amatör branşlar sorunsalı)

Detay sayfası